u.s. gold ltd. tarafından 1987 yılında commodore 64 ve zx spectrum platformlarına çıkarılan aksiyon oyunudur.
her şeyin oyunu olur da rocky 4'ten tanıdığımız ivan drago'nun (dolph lundgren) çevirdiği masters of the universe filminin oyunu olmaz mı?
oyunda he-man dünyamıza geliyor. ne yazık ki iskeletorla adamları da geliyor. he-man kötülüklerle, dünyamızda kahramanca çarpışıyor.

amacımız iskeletoru yenmek için, chord denilen notaları toplamak. bunları yol üstünde bulacağınız gibi iskeletorla yaptığınız savaşları kazandığınızda da bunları alabilirsiniz. büyücü bu görevde sizle temas kurarak nerelere gitmeniz gerektiğini söylüyor.
sizi önce, scrapyard denilen yere gönderiyor. burada iskeletor'un iki adamıyla yumruk yumruğa savaşıyorsunuz. sonra sizi graveyard denilen mezarlığa gönderiyor. siz tam oraya gittiğinizde yanıldığınızı söylüyor ve sizi charlies shop denilen bir elektrikçi dükkanına yolluyor. burada 70 tane robot ve insanla savaşıyorsunuz.

bu görevleri yaparken de etrafa dağılmış chordları da toplamayı unutmayın.
en son olarak da bu cüce sizi şehrin batı yakasındaki merdivenle çıkılan bir dama (rooftop) çağırıyor. merdivenleri çıktığınızda uçuş diskini buluyorsunuz. bununla iskeletor'un bulunduğu yere iniyorsunuz.
iskeletor size bütün arkadaşlarınızı yakaladığını ve oyunun başından beri ele geçirmeye çalıştığınız anahtar'a sahip olduğunu, unun içinde durumunuzun ümitsiz olduğunu söylüyor ama siz kanınızın som damlasına kadar kötülükle savaşacağınızı söylüyorsunuz. burada 1. şıkkı seçmemiz daha doğru olur.
ve... en sonunda iskeletorla teke tek karşı karşıyasınız ama haşmınızın yenilmesi çok zor. çünkü durmadan ışın fırlatıyor. joystick'i geri çekerek ışınları atlatabilirsiniz. eğer yenilirseniz iskeletor bütün kainatın hakimi durumuna geliyor, onun için iskeletor'u yenmeye bakın.
oyunda boşluk tuşuna basarak şehrin haritasını alabilirsiniz. kılıçları toplayarak da enerjinizi çoğaltabiliyorsunuz. zamanınız sınırlı olduğu için acele etmenizde yarar var. işiniz zor ama arkadaşlarınızın hayatı ve dünyanın kaderi sizin ellerinizde. iyi şanslar...
görsel

kaynak: 64'ler dergisi 1. sayı (nisan 88)
3 kasım 2014 tarihinde, activision ve square enix tarafından piyasaya çıkmıştır.
Call of Duty serisinin 11. oyunu olan ''Call Of Duty Advanced Warfare'' 2054 yılında geçer ve o dönemki ilk evrensel terörist saldırıyı konu alır. Karakterimiz Mitchell, Atlas Corporation adlı bağımsız bir askeri şirkette görev almaktadır ve şirketinin, devletlerle aldıkları kararla teröristlere karşı yapılan savaşı yönetir.
türkçe "sinirli oyun manyağı" youtube var olduğundan beri var olan ilk youtuber gamer denilebilir. dünyanın en kötü 8bit-16bit oyunlarını "angry nerd" veya "fucking nerd" karakteri adı altında inceleyen bu abimiz, gerek videolarında yapmış olduğu basit ve sahte efektler, gerekse her bölümünde oyun firma ve tasarımcılarına uzun uzun etmiş olduğu farklı farklı hakaretler ve küfürler sayesinde zamanında popüler kültürün parçası olmuş "bodrumunda kariyer yapan adam" diye ünvan alan ve halende bu işe devam eden bir kişi.
id software tarafından yapılmış, dünyadaki ilk fps oyunudur. wolfenstein kalesinde nazilerle kapıştığımız oyun, şimdiki alıştığımız bir çok fps temasını ortaya çıkarmıştır.
İnsanoğluna hele ki biz Türklere tamamen aykırı gelecek bir senaryoya sahip Hatred. Genelde oyunlarda var olan kahramanlık ve benzeri şeyler bu oyunda da mevcut ama ana karakter kötü, hem de çok kötü. Çok yoğun şiddet içeren bu oyunu çocuklarınızdan uzak tutunuz.
fenomen menejerlik oyunu football manager 'ın 2015 versiyonu. piyasaya çıktığı yıl türkiye'de 80 tl'den satışa sunulmuştur.
oyunun istediği sistem gereksinimleri şu şekildedir:
işletim sistemi: windows xp, 7 ve 8işlemci: ıntel pentium 4, ıntel core, amd athlon xp: 1.6ghz+ v/7/8: 2.2ghz+hafıza: 1 gb ramekran kartı: nvidia geforce fx 5900 ultra, atı radeon 9800, ıntel gma x3100 – 128mb vramdirectx: versiyon 9.0chard disk: 3 gb boş alan
oyunun çıktığı yıl yazılmış bir inceleme yazısı:
Belki biraz standart olacak ama benim gibi ilk çıkan serilerden itibaren menajerlik oyunlarını oynuyorsanız mutlaka söylemişsinizdir: “Uykusuz gecelere hazırlıklı olun”. Hâlâ kendime sorarım, “Neden bu oyuna 1 senede ortalama 200 saat ayırırım ?” diye. Cevabını henüz bulamadım.Yeni başlayacak oyuncular için Football Manager alışılması ve oynanması zor bir oyundur. 2006’da ilk çıktığı zaman bu oyunu oynamaya başladığımda, oyun içerisinde neredeyse hiç bir başarım yoktu. Fakat nedensiz bir şekilde oynamaya devam ediyordum. Bu oyunun farklı bir çekiciliği olduğunu sonraki yıllarda fark etmiştim.
Oyunun zor olmasının en büyük sebepleri detaylar, oyuncularla birebir iletişim, antrenmanlar, taktikler, takım konuşmaları ve yönetim. Bu saydığım detayların da içerisinde yine detaylar mevcut. Yeni başlayacak olan oyuncuların, biraz sabırdan sonra, oyundan oldukça zevk alacaklarını garanti edebilirim.
Football Manager 2015 oyununda yine bir takım yeniliklerle karşılaşıyoruz. Bu yeniliklerden ilki, standart olarak her sene değişen tema ve arayüz. Sports İnteractive bu sene radikal bir karar alarak CM’nin ilk serisinden aşina olduğumuz gibi, menüleri biraz daha kısaltıp ekranın soluna yerleştirmişler. Oyunun müdavimleri biraz zorluk çekecek olsa da, kısa sürede alışılıyor olması ve kolay kullanımı oyunun ilerleyişini hızlandırmış. Geçtiğimiz senelerde menajer oluştururken özellik puanlarımız standart olarak veriliyordu. Ancak bu sene “Tracksuit Manager” adı altında değişiklik yapılmış ve yerinde bir karar olmuş diyebiliriz. Konuya açıklık getirecek olursak İsmail Kartal gibi eşofman giyen ve oyuncularla birebir ilgilenen bir menajer mi yoksa Fatih Terim gibi taktiksel ve motivasyona dayalı bir menajer mi olacağımıza artık biz karar verebiliyoruz.
Daha önceki serilerde oyuncularla konuşma yaparak onlara belli vaatler veriliyordu. Bu vaatlerin uzun veya kısa vadede gerçekleştirilmesi bize kalıyordu. Bu seneki oyunda ise bu vaatlerle ilgili bir bölüm bulunmakta. Bu bölümden, verdiğimiz vaatlerin takibini sağlayarak durumunu öğrenebiliyoruz.

si games , her sene olduğu gibi, bu sene de maç motorunun üzerinde bir takım geliştirmeler yapmış. Bu seneki en büyük değişiklik ise, gerçek kişileri kullanarak ekledikleri animasyonlar. Oyuna gerçeklik katmak adına, gerçek kişilerin kullanılarak yapıldığı bu animasyonlara rağmen SI Games’in maç motoru hakkında hala alması gereken çok fazla yol var. Ekstra olarak statlardaki grafikler çoğaltılmış,hava şartları gerçekçiliğe yakın yapılmaya çalışılmış. Oyuna bir çok stat birebir şekilde entegre edilmeye çalışılmış ve bu konuda da oldukça başarılı olmuşlar.
Oyunda belki de en zevkli geçen kısım olan transfer sezonu konusunda da kısmı değişiklikler yapılmış. Bu değişikliklerden en önemlisi ise, yönettiğiniz kulüp dünyaya ne kadar açılmış ve dünyada kurduğu ağlar ne kadar gelişmiş ise sizin de araştıracağınız, araştırma ekibinizi yönlendireceğiniz bölgeler o kadar çok oluyor.
Bu senenin en iyi aktarılan özelliği ise kulüp mali durumu. Peki bu nedir diye soracak olursanız, gerçek hayatta haberlerini okuduğumuz kulüpler finansal fair play durumunu ayarlayamadığınız zaman, Avrupa kupalarına katılamıyorsunuz. Bulunduğunuz kulübü şampiyon yapsanız dahi, mali olarak kulübü iyi yönetemediğiniz zaman Avrupa kupalarına maalesef gidemiyorsunuz. Bu durumdan kurtulmak için, transfer yaparken çok daha dikkatli davranmalı ve oyuncular ile sözleşme yaparken pazarlığı arttırmalısınız. Pazarlık demişken, kariyeriniz sırasında menajer olarak başka bir takıma transfer olmadan önce transfer olacağınız takımın başkanı sizinlegörüşme yapıyor. Bu görüşmede size geçmişe yönelik veya takımla alakalı sorular soruyor; bu sorulara vereceğiniz cevaba göre de size teklif yapıyor ya da başka menajer aramaya başlıyor.
Oyunda grafiksel olarak yerinde değişiklikler olmuş. Ses anlamında da oyuncuların zaten hiçbir beklentisi yok. Yapımcı firma da bu nedenle ses konusunun üzerine gitmiyor . Gelen bu yeni özellikler ve ekstra detaylar gözünüzü korkutmasın. Bunları avantaja veya dezavantaja çevirmek tamamen sizin elinizde. SI Games maç motorunu bir türlü istenilen seviyeye getiremiyor olsa da, şu an piyasadaki menajerlik oyunlarının arasında en iyisi yine Football Manager.
iyi yönler:
- Grafiksel olarak daha doyurucu olması

- Oldukça uygun fiyata satılması- Yeni eklenen mali fair play özelliği

KÖTÜ YÖNLER:
- Maç motorunun bir türlü stabilize hale getirilememesi
- Oyuncularla abartılı şekilde fazla iletişimde olmak zorunda kalmak
bahadır onur bozkurt - 2 aralık 2014
turkgamer
riot games tarafından 2019 yılında yayınlanan oyundur. otomatik savaş mekaniği içerir. ekonominizi, şampiyon seçimlerinizi, dizilişlerinizi ve itemlerinizi, lobide bulunan diğer 7 rakibinize göre belirleyip kazanmaya çalışıyorsunuz. şu anda twitch gibi yayın platformlarında popüler olan oyundur.
ağzı bozuk duke abi olarak dünyayı ele geçirmeye çalışan uzaylı domuzlarla savaştığımız, zamanının efsanelerinden bir fps oyunu.
Bir çocuk, treni spreyle boyarken görevli ve köpeği tarafından farkediliyor ve kovalamaca başlıyor. Koşabildiğimiz kadar koşuyoruz. Evet, Subway Surfers tamamen bundan ibaret, ancak oldukça eğlenceli ve bağımlılık yapıyor.
Oyuna başlarken “1x” olarak başlıyoruz. Bu bize saniyede 1 puan kazandırıyor ki, oldukça düşük bir rakam. Oyun içerisinde bize belli görevler veriliyor, 3 görevi tamamladığımızda ise “2x” oluyoruz ve saniyede 2 puan kazanmaya başlıyoruz. Bu şekilde “30x” e kadar çıkarabiliyoruz. X sayımız arttıkça, görevler daha da zor ya da uzun hale geliyor. 4 tane “daily mission” yap gibi görevler bize 4 gün kaybettirebiliyor, eğer sabırsızsanız store’dan altınlarınız ile görevi direkt olarak geçebiliyorsunuz. ‘Ben saniyede 30’dan daha fazla puan nasıl kazanırım ?’ diyorsanız da, store’dan score booster alıp bunu 35’e çıkarabilirsiniz. Bundan daha fazlası ise, istisnalar dışında malesef mümkün değil.
Yapımcılar, oyuna her gün girmemiz için ‘daily mission’ adında bize günlük bir görev veriyorlar. Bu görevde, bir kelimenin harflerini, oyunun başında toplamaya başlıyoruz. Bütün kelimeleri topladığımızda ise bize belli ödüller veriliyor. İlk günün ödülü 500 altın, ikinci günün ödülü 750 altın, üçüncü günün ödülü 1050 altın, dördüncü günün ödülü 1500 altın ve beşinci günün ödülü ise ‘super mystery box’. Oyuna ara vermeden her gün girerseniz, sürekli olarak super mystery box kazanma şansınız var.
Oyun içerisindeki altınların 2 avantajı var. 1.’si, topladığınız altın kadar puan kazanıyorsunuz ve bu puanlar öldüğünüzde mevcut puanınıza ekleniyor. 2.’si ise topladığınız altınlarla store’dan alışveriş yapabiliyorsunuz. Altın ile alabilicekleriniz ise şunlar:
hoverboard : Oyun esnasında ekrana iki kere üst üste tıkladığınız zaman, karakterinizin altında çıkan kaykay. Eğer karakterinizin altında kaykay var ise, herhangi bir yere çarpsanız dahi ölmüyorsunuz ve koşmaya devam ediyorsunuz.
mystery box : İçinden çeşitli ödüller kazanabiliceğiniz bir sihirli kutu. 500 altın karşılığında alabiliyorsunuz.
score booster : Yazının başında belirttiğim gibi, saniyede 5 puan daha fazla kazanmanızı sağlıyor. 3000 altın karşılığında satın alabiliyorsunuz.
mega headstart : Oyuna başladığınızda bir süre uçarak bütün engelleri pas geçiyorsunuz ve oyuna belli bir puan ile başlıyorsunuz. 2000 altın karşılığında satın alabiliyorsunuz.
Skip Mission 1 2 3: Verilen görevleri yapmak istemezseniz, satın alarak direkt olarak görevleri pas geçebiliyorsunuz. Oyun içerisinde koşarken, karşınıza çeşitli itemler çıkıyor. Bunlarla bir süreliğine değişik özellikler kazanabiliyorsunuz. Store’da altınlarınızla bunları upgrade edip süreyi uzatabilirsiniz.
jetpack : Havalanıp bir süre engellerden uzak bir şekilde sadece altın topluyorsunuz. Oyunda size en çok puanı kazandıran item kendisidir.
super sneakers : Bot şeklinde bir görünüşe sahiptir ve aldığınız zaman oldukça yukarılara zıplayabiliyorsunuz.
coin magnet : Etrafınızda bulunan altınları, üstüne gitmeseniz dahi kendinize otomatik olarak çekebiliyorsunuz. Sağınızda solunuzda ne kadar altın varsa hepsini toplamaya yarıyor.
2x Multiplier: Oyunda saniye başı kazandığınız puanı 2’ye katlıyor. Bütün görevleri tamamlayıp birde üstüne score booster yaparsanız, 2x multiplier ile birlikte saniyede 70 puan kazanabilirsiniz.
Oyunda bunlara ek olarak birde anahtar mevcut, bu anahtar sayesinde ölseniz dahi kaldığınız yerden devam edebiliyorsunuz. Her öldüğünüzde eşit miktarda anahtar gitmiyor, ilk öldüğünüzde 1 anahtar karşılığında yolunuza devam ediyorsanız; ikincisinde 2 anahtar istiyor. 4, 8, 16 diye sürekli olarak ikiye katlanıyor. Eğer internet bağlantınız var ise, her gün reklam videosu izleyerek 2 anahtar kazanabilirsiniz; ya da oyun içerisinde bu anahtarı elde edebilirsiniz.
Oyunun giriş ekranında bulunan “me” bölümünden ise altın karşılığında karakter ve kaykay satın alabiliyorsunuz. Bazı kaykayların size kazandırdığı ekstra özellikler olsa da, karakterlerin ekstra olarak size kazandırdığı bir fayda yok. Sadece etrafınıza hava atmak için satın alabilirsiniz :). Oyundaki en pahalı karakter, “Prince K” isminde bir arap, ücreti ise 980.000 altın.
Kaykaylara gelecek olursak, oyuna başladığınızda size sıfır özellikte bir default bir kaykay veriliyor. Altınlarınızı biriktirir ve özelliği olan bir kaykay alırsanız, sizin oldukça işinize yarayacaktır. Oyunda en çok yararı olan ve almanızı tavsiye ettiğim kaykaylar ise:
bouncer : 280.000 altın karşılığında bu kaykayın sahibi olabiliyorsunuz. Bu kaykay size Super Sneakers ile geliyor ve oldukça yukarılara zıplamanızı sağlıyor.
hot rod : 280.000 altın karşılığında bu kaykayın sahibi olabiliyorsunuz. Özelliği ise, hızınızı ciddi biçimde artırıyor. Ne kadar hız, o kadar puan demek.
lowrider : 320.000 altın karşılığında bu kaykayın sahibi olabiliyorsunuz. Hem sizi biraz yavaşlatıyor hem de en önemlisi eğilmeniz gereken engellerde, eğilmek zorunda kalmıyorsunuz. Zira, karakteriniz kaykaya yatarak biniyor.
daredevil : 85.000 altın karşılığında bu kaykayın sahibi olabiliyorsunuz. Hot rod’da olduğu gibi, hızınızın artmasını sağlıyor.
Özelliği olmayan, ancak altın ile satın alınan diğer kaykaylara ise; anahtar karşılığında bazı özellikler ekleyebiliyorsunuz. Oyunda bana en çok uyan lowrider isimli kaykaydı ve ben yemeyip içmeyip biriktirdim ve bu kaykayı aldım. Bu kaykay ile 11 milyon puan yaptığımı söyleyerek, havamı da atiyim.
Oyunda her ay farklı bir şehirde yarışıyorsunuz. ‘Ben bu şehri istemiyorum, bir önceki şehir daha güzeldi onda oynayacağım’ deme gibi bir şansınız yok; eski şehre geri dönme şansınız malesef yok. Şu ana kadar İstanbul oyuna hiç gelmedi. Zaten Gebze – Haydarpaşa banliyo treninin bile hâlâ açılmadığı yeri neden eklesinler ki . Oyuna facebook ile giriş yaparsanız, facebookta bulunan arkadaşlarınızla puanlarınızı yarıştırabiliyorsunuz. Yine oyun içinde ‘Top Run’ bölümünde, oyunu oynayan herkes ile puan yarışı yapabilirsiniz.
Oyunun en güzel özelliklerinden biri ise, internet olmadan oynanabilmesi. Yalnız, internet olmadan oynadığınızda ‘daily mission’ yapamıyor ve kazandığınız puanı top run’a sokamıyorsunuz. Yine de, metro gibi internet çekmeyen yerlerde zaman geçirmek için birebir.
Muhteşem grafikler, ileri düzeyde oynanabilirlik ve olağanüstü senaryo ile PlayStation 4'e özel olarak çıkmıştır.
Flappy Bird, Vietnam kökenli dong nguyen tarafından geliştirilen, 24 Mayıs 2013 tarihinde sadece mobil cihazlar için yapılan beceri oyunudur. Kuşu, oyunda bulunan boruların arasından geçirmek oyunun tek amacıdır. Boruya çarptığımızda kuş ölür ve oyun yeniden başlar.

"Freddy Fazbear’s Pizza" isimli pizza restoranında geçen hikâye de, gece güvenlik görevlisi rolündesiniz. Amacınız, gece boyunca ortaya çıkan oyuncak karakterlere karşı yaşam mücadelesi vermek. "Five Nights at Freddy’s" nin sadece tek kişilik oyun modu olduğunu hatırlatalım.
Sadece 1 haftada yapılan bu devasa oyun günümüz şartlarına göre mükemmel grafikler sunmasa da milyonlarca kişiyi kendine bağlayabiliyor. "Taşı sıksa suyunu çıkartır" lafı aslında bu oyun için çok geçerli, çünkü her itemi kullanabiliyorsunuz. Oyunun inanılmaz zengin içeriği ve modlarıyla keyifli saatler geçirebilirsiniz.
çıktığı anda yoğun ilgi gören fakat kısa sürede oyuncuların ilgisinin azaldığı online bol yürümeli oyun